Birdman of Alcatraz [1962]



40-80 yılları arasında çevrilmiş olan beğendiğim filmleri tanıtmaya devam ediyorum. Belki de ilerki günlerde daha yakın tarihli filmlerede yer veririm, bilemiyorum! Şimdi tanıtamaya çalışacağım film ise 1962 amerikan yapımı olan “Birdman of Alcatraz”. Filmin başrollerinde Robert Franklin Stroud rolüyle Burt Lancaster, hapishane müdürü Harvey Shoemaker rolüyle Karl Malden yer alıyor. Burada ismi geçen kişilerin kesinlikle hayal ürünü olmadığınıda dile getirelim. Filmin ana karakteri olan Robert Franklin Stroud için neden bir sinema filmi çekilmeye ihtiyaç duyulduğu muhakkak aklınıza takılmıştır. Birçok kişi bu ismi duymamıştır, ki bende duymadım. Mesela bunun nedeni veteriner olmamamız olabilir. Şimdi diyeceksiniz ki “bir mahkum ile veterinerliğin ne alakası var?” İşte Robert Franklin Stroud 'un (1890-1963) farkı ve onun hayatını neden filme aldıkları burada ortaya çıkıyor. Aslına bakarsanız eğer ana karakterimiz bir veteriner olmamasına rağmen birçok kuş hastalığına tedaviler bulmuş ve bunları makaleler hazırlayarak yayımlamıştır. Bu başarısından dolayı ise “birdman” lakabıyla anılmaktadır. Stroud'u tanımak açısından karakterinden de bir iki kelimeyle bahsetsek sanırım fena olmaz. Mahkumumuz gayet dik başlı, dürüst, azimli, eğilip bükülmeyen, düz bir insan. Bu yazdıklarımı kanıtları dökmek için ise filmden bir bölümü buraya eklemekte yarar var.



RFS - Beni duyabiliyor musun, Müdür Bey?

Harvey, ben Bob Stroud.

HS - Seni duyuyorum, Stroud.

RFS - Seyret.
D blokta artık hiç silah kalmadı.
Askerleri durdurabilirsin, Harvey.
Burası Iwo Jima değil.

HS - Ya Logue ve Burns?

RFS - Öldüler.
Tabii, bizi öldürmek istiyorsan eğer,
küçük bir atom bombası atabilirsin.

HS - Orada hiç silah olmadığını
nereden bileceğim?

RFS - Çünkü sana ben söylüyorum.

HS - Sanırım artık D bloğa tehlikesizce
girebiliriz. Ateş etmek yok.

Asker - Efendim, bir mahkûmun sözlerine mi
inanacaksınız?

HS - Bu mahkûm 35 yıl boyunca
başımın belası oldu.
Ama şunu kabul etmem lazım:
Bana hiç yalan söylemedi.

Artık filmin konusuna geçmek iyi olacak sanırım. Stroud sevdiği kadını döven bir adamı öldürmekden 12 yıla mahkum olur. Bu hayatını etkileleyecek bir hatadır, ama daha büyük hatayı ilerki yıllarda bir gardiyanı öldürerek yapar. Öldürme nedeni ise gayet basit ve ilginçtir. Stroud'un annesi Elizabeth Stroud (Thelma Ritter) uzun bir yolculuğun ardından hapishaneye oğlunu görmeye gelmiş olmasına rağmen haftasonu görüş olmadığından içeriye sokulmamıştır. Stroud hücresine geldiğinde masasında bir adet meyve sepeti görür ve annesinin geldiğini anlayarak baş gardiyana neden içeri alınmadığını sorup yakasına yapışır. Hapishane kuralları gereğince mahkumlar hiçbir şekilde gardiyanlara bu şekilde davranamaz ve cezalandırılır. Stroud'un cezası ise annesini görememek olacaktır. Hatasının farkına varan Stroud yemekhanede baş gardiyanın yanına yaklaşarak bu olayı raporlamamasını, annesinin çok uzun yoldan geldiğini söyleyerek vazgeçirmek istesede gardiyan geri adım atmaz, üstüne copunu kaldırıp vurmak ister. Stroud elini tutar ve sakladığı bıçağı çıkartıp saplar. Bu hatanın cezası ise diğeri gibi hafif olmayacaktır. Ana karakterimiz kısa bir süre sonra yapılan mahkemede ölüm cezasına çarptırılır, infaz edilene kadar ise insanlardan soyutlanmış bir hücrede tutulma cezası verilir. Bu olay Stroud'un hayatında bir son değil yeni bir başlangıç demek olacaktır.
Elizabeth Stroud nüfuslu bir kadındır, bu nüfusunu kullanarakda oğlunun ölüm cezasını iptal etmek için zamanın amerikan başkanın eşine kadar çıkarak affını sağlar, cezasını ise ömür boyu hapise çevirtmeyi başarır.
Yağmurlu günlerden birinde Stroud avluda volta atarken içeriye uzanan bir dal kırılıp bir yavru serçe ile beraber yere düşer. Artık Stroud'un yeni bir dostu, zaman geçirecek bir uğraşı, bilmeden adını tarihe yazdırmak için bir fırsatı vardır.

Kuşlar ile yaptığı çalışmalar 30 yıl mahkum yattığı Kansas Leavenworth Federal hapishane'de yapmış olup, 1942 yılında Alcatraz'a transfer edilmiştir.
Filmin çevrildiği sıralarda Stroud'un mahkum hayatına devam ettiğinide bir not olarak kenara düşelim.

Değişik bir karakter, farklı bir yaşam öyküsü, azim, pes etmeme gibi özelliklerin öne çıktığı güzel anlatılmış, hoş bir sinema filmi. İzlemenizi tavsiye ederim.

İyi seyirler...


Burt Lancaster ... Robert Franklin Stroud
Karl Malden ... Harvey Shoemaker
Thelma Ritter ... Elizabeth Stroud
Neville Brand ... Bull Ransom
Betty Field ... Stella Johnson
Telly Savalas ... Feto Gomez
Edmond O'Brien ... Thomas E. 'Tom' Gaddis
Hugh Marlowe ... Roy Comstock
Whit Bissell ... Dr. Ellis
Crahan Denton ... Kramer
James Westerfield ... Jess Younger

Hiç yorum yok: